Yerel yönetimlere ‘Türk Yatırım Platformu’ desteği

Fahriye KUTLAY ŞENYURT

AB Türkiye Delegasyonu ve Avrupa Birliği’ne üye devletlerin Türkiye nezdindeki büyükelçileri ile misyon temsilcilerinden oluşan heyet çeşitli incelemeler ve temaslarda bulunmak üzere Mersin’de bir dizi ziyaretlerde bulundu.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut başkanlığındaki 11 ülkenin Ankara büyükelçileri ve temsilcilerinden oluşan delegasyonla düzenlenen resepsiyonda bir araya geldi.

Programda konuşan Nikolaus Meyer Landrut, yakın zaman önce Türk Yatırım Platformu’nu kurduklarını hatırlatarak, “Bu platform sayesinde Türkiye’deki belediyelere daha fazla destek olmaya çalışacağız. Bu, özellikle dönüşüm ve değişimi sağlamak için ihtiyaç duyulan kredilere daha kolay erişmenizi sağlayacak bir platform” diye konuştu.

“Türkiye ve Mersin’i desteklemeye devam edeceğiz”

Nikolaus Meyer Landrut, ziyaretle birlikte göç ve mültecilerin ne kadar önemli olduğunu Mersin’de tanık olduklarını ifade ederek, “Biz Türkiye’yi bu konuda desteklemeye devam ediyoruz. Mersin’de de bir süre önce başlamış olan iş birliği sayesinde bu destekleri sağlıyoruz” dedi.

Depremin ülkeye etkisini yakından inceleme fırsatı bulduklarını söyleyen Meyer Landrut, Mersin’in de afet bölgesinin dışında olmasına rağmen “nüfus hareketliliği” nedeniyle etkilendiğini duyduklarını aktardı. Meyer Landrut, Mersin’de çeşitli alanlarda devam ettirdikleri çalışmalarının olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Şehirler yoğun nüfusları nedeniyle çok fazla emisyona neden olabiliyorlar. İnsanlar çok kısa mesafelerden bir yerden bir yere gidip geliyorlar. Dolayısıyla şehirler, aslında emisyon oranına en fazla katkıda bulunan yerler. Şehirler aynı zamanda bazı şeyleri değiştirebileceğimiz de yerler.

Yani iklim değişikliğine karşı verdiğimiz mücadeleyi kazanabileceğimiz, etkili bir şekilde emisyonları azaltabileceğimiz ve böylece tüm dünyaya katkıda bulunabileceğimiz, bizim ve çocuklarımız için daha yaşanabilir bir dünya yapabileceğimiz yerler. Dolayısıyla ulaşıma önem veren sizin gibi belediyelere ve belediye başkanlarına ve hem siyasi hem finansal anlamda bu değişikliklere yatırım yapacak insanlara ihtiyacımız var. Dolayısıyla Türkiye’yi desteklemeye devam edeceğiz. Bu dönüşümde Mersin’e de desteğimizi sürdüreceğiz.”

“Sığınmacı sorunlarında AB ile işbirliğimiz önemli”

Programda konuşan Vahap Seçer, AB’nin tüm dünya için olduğu gibi Türkiye için de büyük öneme sahip olduğunun altını çizdi. Seçer, AB ile müzakere sürecinin karşılıklı eksiklerin giderilmesiyle, AB macerasının da somut adımlar ve samimi diyaloglar üzerinde yürütülmesinin daha doğru olacağını düşündüğünü aktardı.

Vahap Seçer ayrıca konuşmasında, Mersin’in özellikle sığınmacı kaynaklı sorunlarının çözümünde AB ile iş birliğinin son derece önemli olduğuna değindi. Seçer, “Ulaştırma Sektörel Operasyonel Programı kapsamında 12 milyon 607 bin euro değerinde bir katkı aldık. Yüzde 15’ini biz sağlayacağız ve akıllı ulaşım sisteminde kullanmak üzere parayı da harcamaya başladık.

Yine Alman GİZ’den, Alman İş birliği Teşkilatı’ndan Gıda Güvenliği Yerel Tarım Üretimi Projesi için 123 bin liralık bir katkı aldık. Bu destekleri daha da çoğaltabiliriz. Bu örnekleri şunun için verdim; Mersin’in özellikle sığınmacı kaynaklı sorunlarının çözümünde AB’nin bizimle iş birliği son derece önemli. Buradaki nüfusumuzu daha sağlıklı ve sürdürülebilir çevre koşullarında yaşatabilmemiz için bizim süratle altyapı çalışmalarını tamamlamamız lazım” dedi.

“Yerel yönetim yatırım kararlarına dahil edilmeli”

Konuşmasının devamında Mersin’in iç ve dış göçlerinin yanı sıra 6 Şubat’ta yaşanan deprem dolayısıyla da büyük bir göç aldığına dikkat çekerek, göçlerin kente getirdiği ilave yüklerden söz etti. Göç dolayısıyla başta altyapı olmak üzere konut, sağlık ve eğitim gibi konularda yeni yatırımlara ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Seçer, “Bu konuda merkezi hükümetin mutlaka yatırım projeksiyonları var ama yerel yönetimlerin de bu işlerin içerisine dahil olması gerekiyor. Bu konuda da özellikle AB’ye üye ülkelerdeki bazı modelleri, oradaki finans kaynaklarını zorlayarak iş birliği halinde bunu önümüzdeki süreçte hayata geçirmek için arkadaşlarımızla beraber çalışmalar yürütmekteyiz” dedi.

“Altyapı yatırımları yüksek maliyet gerektiriyor”

İhtiyaç duyulan altyapı yatırımlarının yüksek maliyete sahip olduğunu, belediyelerin kendi bütçeleriyle bunu karşılamalarının mümkün olmadığını, belediyelerin uygun şartlarda uzun geri ödemeli uygun finans maliyetli krediye erişerek ya da hibe kredilerinden yararlanması gerektiğini dile getiren Seçer, “Bu konuda da bizim için en önemli kaynak; yurtdışı krediler, finans kaynakları ve bizimle iletişim halinde olan AB ve AB’ye bağlı kurumlardır.

Örneğin FRIT-II kapsamında şu anda 39 milyon euro değerinde onaylanmış kredimizi yatırıma dönüştürme noktasındayız” diye konuştu. Seçer ayrıca, EBRD tarafından da Mersin’deki kanalizasyon ve atık su arıtma tesislerinde kullanılmak üzere 70 milyon euro değerinde bir kredi paketinin Büyükşehir’e tahsis edilmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü aktardı. Vahap Seçer, toplam 163 milyon euro tutarında kredi arayışlarının devam ettiğini sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x